Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İsmail Palakoğlu, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bütün kurum ve sivil toplum kuruluşları ile yardımsever vatandaşların emanetlerini dil, din ve ırk ayrımı yapmadan ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi.
Filistin, Irak, Somali, Myanmar ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki yardıma muhtaç bütün insanlara ulaşmaya çalıştıklarını vurgulayan Palakoğlu, TİKA Türkiye Kalkınma Yardımları Raporu'na göre Türkiye'den en çok yardım yapan sivil toplum kuruluşu olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığının yurtiçi ve dışı hizmetlerinin süratli ve etkin yürütülmesi için her türlü desteği sağladıklarını dile getiren Palakoğlu, toplumu din konusunda aydınlatmaya yönelik irşat, hac ve umre, müftülük, Kur'an Kursu, eğitim merkezleri ve cami hizmetlerinin yanı sıra hayri ve sosyal projeleri gerçekleştirdiklerini belirtti.
Vakfın hayri ve sosyal çalışmalara yeni anlayış getirdiğini belirten Palakoğlu, dünyada yaşanan afetler sonrası yardım kampanyaları düzenlediklerini vurguladı. Filipinler'deki doğal afet, Suriye kampanyaları ve Afrika'daki insani yardım faaliyetleri bu çalışmaların önemli örneklerindendir.
Dünya, teknolojik devrimlerin ve devasa zenginliklerin gölgesinde dönerken, madalyonun diğer yüzünde bambaşka bir gerçeklik hüküm sürüyor. Güneşin en sıcak ama belki de en hüzünlü doğduğu yer olan Afrika, bugün sadece bir coğrafya değil; insanlığın vicdan sınavının tam merkezidir.
Sınırların ötesine, okyanusların ötesine uzanan her bir yardım eli, aslında sadece bir bağış değil, bir çocuğun yarım kalan gülüşünü tamamlamak, kurumuş bir toprağa can suyu olmaktır.
Afrika, doğanın cömertliğine rağmen tarihin ve iklimin yükünü omuzlarında taşıyan bir kıta. Bizim için "bir bardak su" sadece bir saniyelik bir eylemken, Afrika’nın pek çok köyünde bu, kilometrelerce yol yürümek ve günün yarısını feda etmek anlamına geliyor.
Kirli su kaynakları nedeniyle her yıl binlerce çocuk, önlenebilir hastalıklar yüzünden hayata gözlerini yumuyor. Açılan her bir su kuyusu, o köy için bir bayram ilanıdır.
Beslenme yetersizliği, sadece karınları acıktırmıyor; bir neslin geleceğini, zekasını ve enerjisini çalıyor. Sofralarımızdan artanlar orada bir ziyafet olabilir.
Bir çocuğa defter, kalem ulaştırmak; onu sadece okuryazar yapmaz, onu içine düştüğü yoksulluk döngüsünden çekip çıkaracak bir umut ışığı yakmaktır.
Yurt dışına, özellikle de Afrika’ya yapılan bağışlarda en büyük yanılgı, "Benim az bir miktarla neyim değişir?" düşüncesidir. Oysa küresel ekonominin dengesizliğinde, sizin bir kahve ücretiniz, o topraklarda bir haftalık gıda paketi ya da bir çocuğun yıllık okul masrafı olabilir.
"İnsanlık, bir uzvu acıdığında tüm bedeni sızlayan bir vücut gibidir."
Eğer bugün Afrika’da bir anne, evladının açlıktan zayıf düşen bedenine bakıp çaresizce ağlıyorsa, dünyanın geri kalanındaki tokluğun hiçbir anlamı kalmaz. Yapılan her bağış, o annenin gözyaşını silen bir mendil, o çocuğun geleceğine eklenen bir tuğladır.
Yurt dışı yardımları, milliyetlerin ve dillerin ötesinde bir insanlık dilidir. Afrika’nın tozlu yollarında bir kuyudan su çeken köylünün duası, binlerce kilometre ötedeki bağışçının kalbine değer.
Bugün, bir hayatın değişmesine vesile olmaya ne dersiniz?
Kurban Bayramı, İslam dünyasının en önemli dinî vecibelerinden birini yerine getirdiği, manevi huzurun zirveye ulaştığı özel bir dönemdir. Kurban, sadece bir ibadet değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, adaletin ve kardeşliğin en somut sembolüdür. Günümüzde bu ibadeti yalnızca yakın çevremizle sınırlı tutmak yerine, Afrika Adak aracılığıyla yurtdışına ulaştırarak binlerce kilometre ötedeki mahzun gönüllere dokunma şansımız var.
Kurban ibadeti; İslam’ın temel prensipleri olan merhamet ve paylaşım anlayışını hayatın merkezine koyar. Dünyanın pek çok bölgesinde, özellikle Afrika ve Asya gibi coğrafyalarda milyonlarca insan; savaş, kuraklık ve ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle temel gıdaya erişmekte büyük zorluk çekiyor.
Afrika Adak olarak, bağışlarınızı önceden titizlikle tespit ettiğimiz gerçek ihtiyaç sahibi ailelere, emanet bilinciyle ulaştırıyoruz.
Türkiye gibi refah düzeyinin nispeten yüksek olduğu yerlerde kurban kesmek bir gelenek halini almıştır. Ancak dünyanın unutulmuş köşelerinde kurban eti bir "lüks" değil, hayati bir "ihtiyaçtır." Afrika Adak ile yapacağınız bağışlar; Afrika’nın en ücra köylerinden, mülteci kamplarına kadar uzanır.
Yurtdışı kurban bağışında en kritik nokta güvendir. Afrika Adak, yılların verdiği deneyim ve şeffaflık ilkesiyle hareket eder. Tüm süreçler İslami usullere uygun, hijyenik ve profesyonel ekiplerce yönetilir. Bağışçılarımız, kurbanlarının kesim ve dağıtım süreçlerine dair raporlarla bilgilendirilir.
Hemen Online Bağış Yap"Unutmayın: Kurban bağışı yapmak yalnızca bir et paylaşımı değildir; bir çocuğun gülümsemesine vesile olmak, bir evin umudunu yeşertmektir."
Bugün, Afrika Adak aracılığıyla bir el uzatın ve iyiliği dünyanın öbür ucuna taşıyın. Hemen harekete geçin ve bu özel dönemde kardeşlerinize el uzatın.